Birden fazla borcu olan biri için ayın en zor günü, ödeme tarihlerinin üst üste bindiği gündür. Elde belli bir miktar para vardır, karşıda ise kredi kartı ekstresi, ihtiyaç kredisi taksiti, belki bir de arkadaşa olan borç durur. Hepsini birden kapatmak mümkün değilse soru netleşir: elimdeki fazladan parayı hangi borca yönlendirmeliyim? Borç önceliklendirme tam olarak bu sorunun yöntemli cevabıdır. Duyguya, en çok arayan alacaklıya ya da en çok utandığımız borca göre değil; sayıya ve plana göre karar vermeyi öğretir.
Sıralama yapmadan önce elinizde ne olduğunu tam olarak bilmeniz gerekir. Çoğu insan toplam borç tutarını yaklaşık bilir ama faiz oranlarını bilmez. Oysa karar tam olarak faiz oranıyla verilir. Bir kâğıt ya da basit bir tablo açın ve her borç için şu bilgileri yazın:
Bu liste tamamlandığında genelde iki şey netleşir. Birincisi, en büyük borç her zaman en pahalı borç değildir. İkincisi, küçük görünen bir kredi kartı bakiyesi, faiz oranı yüksek olduğu için aylık maliyette büyük bir konut kredisini geçebilir. Bütçe tarafını henüz oturtmadıysanız, kişisel bütçe oluşturma adımlarını bu listeyle birlikte gözden geçirmek işinizi kolaylaştırır; çünkü önceliklendirmenin çalışması için her ay borca ayırabileceğiniz sabit bir tutar gerekir.
Uygulamada iki yaklaşım öne çıkar. İkisi de işe yarar, ama farklı insanlar için farklı sebeplerle yarar.
Matematiksel olarak en verimli yol budur. Tüm borçların asgari ödemesini yapar, elinizde kalan fazla parayı faizi en yüksek borca yönlendirirsiniz. O borç kapandığında, ona ayırdığınız tutarı olduğu gibi sıradaki en yüksek faizli borca aktarırsınız. Böylece ödeme gücünüz her kapatılan borçta büyür.
Bu yöntemin avantajı, toplamda en az faiz ödemenizdir. Dezavantajı ise, en yüksek faizli borç aynı zamanda en büyük borçsa, ilk kapanışı görmek için uzun süre beklemeniz gerekebilir. Motivasyonu düşük tutan bir durumdur.
Burada faiz değil tutar esas alınır. En küçük borcu hızla kapatır, o psikolojik zaferi yaşar, sonra sıradakine geçersiniz. Toplamda biraz daha fazla faiz ödersiniz ama bırakma riskiniz azalır. Daha önce birkaç kez plan yapıp yarıda bıraktıysanız, bu yöntem sizin için daha gerçekçi olabilir.
Pratik bir orta yol da vardır: eğer en küçük borcunuz bir iki ay içinde kapanacak kadar küçükse önce onu bitirin, sonra kalan tüm borçlarda faiz sıralamasına geçin. Böylece hem hızlı bir kazanç hem de matematiksel verimlilik elde edersiniz.
Bazı borçlar faiz oranına bakılmaksızın öne alınmalıdır. Bunlar kural değil, istisna listesidir:
Bir de tersi vardır: faizsiz aile borçları ya da vade sonuna kadar faiz işlemeyen taksitli alışverişler, sıralamada en sona bırakılabilir. Ama bu borçların da bir bitiş tarihi olduğunu unutmayın; faizsiz dönem sona erdiğinde aniden pahalı hale gelebilirler.
Sıralama kâğıt üzerinde doğru olsa bile, uygulama tarafında üç şey aksarsa plan çöker: asgari ödemelerin kaçırılması, elde hiç nakit kalmaması ve fazla ödeme tutarının belirsiz olması.
Asgari ödemeler için otomatik talimat kurmak en pratik çözümdür; yalnızca hesapta yeterli bakiye bulunduğundan emin olun, aksi halde otomatik ödeme sistemleri karşılıksız işlem masrafı üretebilir. Nakit tarafında, borç ödeme dönemi boyunca bile küçük bir acil durum fonu tutmak gerekir; aksi halde ilk beklenmedik masrafta yeniden kredi kartına dönersiniz ve döngü baştan başlar.
Fazla ödeme tutarını da net bir sayı olarak belirleyin. "Ay sonunda ne kalırsa" demek yerine, gelir geldiği gün ayrılan sabit bir miktar tanımlayın. Aylık gelirden tasarruf etme yöntemlerinin çoğu burada da işe yarar; çünkü borç ödemesi aslında negatif faizli bir tasarruftur.
| Durum | Uygun öncelik yaklaşımı |
|---|---|
| Faiz oranları arasında büyük fark var | En yüksek faizden başla |
| Faizler birbirine yakın | En küçük bakiyeden başla |
| Daha önce plan yarıda kalmış | Küçük bir borçla hızlı kazanç sağla |
| Teminatlı borç risk altında | Onu koru, gerisini sırala |
Her ayın sonunda tek bir sayıyı kaydetmeniz yeterli: toplam kalan borç. Bu sayı düzenli düşüyorsa yöntem çalışıyor demektir. Ayrıca kapanan her borcu listeden silmek, planı görünür kılar ve devam etme isteğini besler. Borç yükü azaldıkça kredi puanınızın da to