Sabit para, elinizdeki nakdi belirli bir süre boyunca sabit bir orana bağlayıp vade sonunda anaparayla birlikte getirisini almak anlamına gelir. Türkiye'de bunun en yaygın biçimi vadeli tasarruf hesabıdır: parayı 32 gün, 3 ay, 6 ay ya da 1 yıl gibi bir vadeye kilitlersiniz, banka size o vade için geçerli bir oran taahhüt eder. Kulağa basit gelir, ama iki teklifi yan yana koyup "hangisi daha iyi" demek sanıldığı kadar kolay değildir. Farklı vadeler, farklı faiz hesaplama günleri ve vergi kesintisi devreye girdiğinde, yüksek görünen oran her zaman yüksek getiri anlamına gelmez. Aşağıda bu karşılaştırmayı kendi başınıza, bir kağıt ve hesap makinesiyle yapmanın yolunu adım adım anlatıyorum.
Bankaların ilan ettiği oran neredeyse her zaman yıllık brüt orandır. Yani 32 günlük bir hesap için "%40" yazıyorsa, 32 gün sonunda %40 kazanacaksınız demek değildir; o oran yıla yayılmış haliyle verilmiştir. Vade sonundaki brüt getiriyi bulmak için basit bir formül yeterlidir:
Brüt getiri = Anapara × (Yıllık oran ÷ 100) × (Vade günü ÷ 365)
Örneğin 50.000 TL'yi yıllık %40 orandan 32 güne bağlarsanız: 50.000 × 0,40 × (32 ÷ 365) ≈ 1.753 TL brüt getiri elde edersiniz. Ardından iki düzeltme yapmanız gerekir:
Karşılaştırmayı her zaman net tutar üzerinden yapın. Brüt oranları kıyaslamak, iki farklı vadede farklı vergi oranları uygulandığı için yanıltıcı olabilir.
32 günlük bir hesabın getirisiyle 1 yıllık bir hesabın getirisini doğrudan kıyaslayamazsınız. Adil karşılaştırma için kısa vadeyi "yıl boyunca aynı oranla yenilendiğini varsayarak" yıllık etkin getiriye çevirmek gerekir:
Yıllık etkin getiri = (1 + dönem getirisi)dönem sayısı − 1
32 günlük vadede dönem getirisi net %2,9 ise, yılda yaklaşık 11,4 dönem olduğu için etkin getiri (1,029)11,4 − 1 ≈ %38 civarına gelir. Bu, kısa vadenin gizli avantajıdır: her vade sonunda faiz anaparaya eklenir ve bileşik etkisi çalışır. Uzun vadede ise oran genellikle daha yüksek taahhüt edilir ama faiz tek seferde ödenir.
Aşağıdaki tablo, tamamen örnek amaçlı rakamlarla bu karşılaştırmanın nasıl göründüğünü gösteriyor. Kendi tablonuzu bankanızın güncel oranlarıyla doldurmanız yeterli:
| Vade | Brüt yıllık oran (örnek) | Dönem net getirisi | Yıllık etkin net getiri |
|---|---|---|---|
| 32 gün | %42 | %3,1 | ≈ %41 |
| 92 gün | %40 | %8,6 | ≈ %39 |
| 181 gün | %38 | %17,0 | ≈ %37 |
| 365 gün | %36 | %32,0 | ≈ %32 |
Bu örnekte kısa vade kazanıyor gibi görünüyor; ama burada gizli bir varsayım var: oranların bir yıl boyunca aynı kalması. Faizlerin düşme eğiliminde olduğu bir dönemde 32 günlük hesabı her ay yenilerken oranın gerilediğini görürsünüz. Faizlerin yükseldiği dönemde ise uzun vadeye kilitlenmek sizi düşük oranda mahsur bırakır. Bu yüzden tasarruf hesabı sabitleme faiz kararı yalnızca bugünün rakamlarına değil, faiz yönüne dair beklentinize de bağlıdır.
Beklentinizden emin değilseniz paranızı tek bir vadeye yığmak yerine parçalara bölebilirsiniz. Buna vade merdiveni denir:
Bu yöntem hem oran dalgalanmalarının etkisini yumuşatır hem de her ay bir dilimin serbest kalması sayesinde likidite sağlar. Vadeyi zamanından önce bozmanın bedeli genellikle o döneme ait faizin tamamen kaybedilmesidir; merdiven bu riski büyük ölçüde ortadan kaldırır.